Balkan Türkülerinin Bilinmeyen Hikayeleri Eugenia Popescu -Judetz’in Kitabında…Arzu Haksun Güvenilir


Toplam Okunma: 5607 | En Son Okunma: 21.11.2017 - 03:59
Kategori: Kitaplar

Tuna boyları insanıyla, tarihiyle, coğrafyasıyla birçoğumuzun anılarında yer etmiştir. Bu konuda şiirler yazılmış, romanlar kaleme alınmış, oyunlar sahnelenmiştir. Türkülere gelince, hâlâ birçok kişi bu türküleri bilir ve söyler… “Kanaryam Güzel Kuşum , Alişimin Kaşları Kare, Kadifeden Kesesi” bu ve benzeri şarkıları defalarca dinler, dinlemekten de sıkılmayız… Peki bu şarkılar kimin için söylenmiştir? Hangi yolları aşmış, kimin diline dolanmıştır? Nereden çıkmış, nerelere gelmiştir… Bu detayları belkide hiç düşünmedik.

Bir etnomüzikolog ve sanat tarihçisi olan Eugenia Popescu -Judetz, kendi kültürünü, yaşadığı toprakları, yaşamı boyunca insanların kendisi üzerinde bıraktığı etkiyi kaleme aldı. O topraklardaki müzik kültürünü “Tuna Boyunca Anılarla Ezgiler” adlı bu kitaba sığdırdı. Üstelik nota ve CD `deki şarkı örnekleriyle. Bu şarkılar hikâyeleriyle belgesel tadındaki bu çalışmasında yer aldı. Pan yayınları yazarın bu kapsamlı araştırmasını okurla buluşturdu.

Tuna nehri yakınındaki Rusçuk`ta sevdalı iki gençtir Gülsün ve Aliş . Gülsün Alişi Tuna kıyılarında görür ve kara kaşına sevdalanır, türkü yakar. Bu hikâye mutlu sonla bitmez. Alişini Tuna `nın sarı dalgalarına kaptırır. Nasıl mı? Dilden dile dolaşan Alişimin Kaşları Kare adlı şarkının ilginç hikâyesi de işte bu kitapta karşımıza çıkıyor.

Eugenia Popescu -Judetz, Türk musikisi kaynakları ve Osmanlı seyirlik sanatları üzerine uzmandır. ABD `nin Pennsylvania eyaletindeki Pittsburgh Duquesne Üniversitesi `nde öğretim üyesi ve üniversite müzesinde sanat danışmanı olarak görev yapmış olan yazar, Doğu Avrupa ile Türkiye’nin halk musikisi ve seyirlik sanatları üzerine dersler vermiştir. Türk musikisi kaynakları ile Romen halk sanatları hakkında yayımlanmış çeşitli inceleme ve makaleleri bulunur. Romanya `nın Tuna nehri kıyısında, Bükreş `in altmış km güneyindeki Giurgiu`da dünyaya gelir. Burası aynı Balkanların kalbine giden ticari yolda bir uğrak limanıdır.

“… nüfusun çoğu etraftaki kırsal kesimden gelen ve şehirde dükân açan küçük esnaftı. Az sayıda üst tabaka meslek sahibi ile bazı varlıklı insanlar vardı. Tuna `nın diğer şehirleri gibi, Giurgiu da bir Balkan demografik mozağine sahipti. Nüfus çoğunlukla Romen , Yunanlı , Bulgar , Yahudi , Ermeni , Arnavut , Sırp ve etnik kimliğini korumamış birkaç Türk`ü bir araya getirmişti…”

Yazarın ifadesiyle yüksek kültürel hayatı olmayan bir yermiş burası. Onun çocukluğunu besleyen de Bükreş `in zengin kültürel yaşamı olur. Müzik ve folklor hayatında büyük rol oynar. Gheorghe Popescu -Judetz`le evlendikten sonra halk müziği ve danslarıyla yakından ilgilenir . Çift olarak opera , bale hatta karakter dans resitallerine katılırlar. 1950 yılında karakter dansı dalında Prag `daki uluslararası bir yarışmada birincilik ödülü alırlar. Eşi Gheorghe Popescu -Judetz, Romen halk danslarına tukundur. Birlikte halk danslarını derleme, kaydetme ve kendi yarattığı notasyon metoduyla notaya alma ve ülkenin pekçok bölgesinden topladığı malzemeleri yayımlamaya iter. Birçok yere bu amaçla seyahat yaparlar. 1949 yılından sonra, keşfedebidikleri her halk dansının ve dans ezgisinin bir örneğini aramak için ülkede köy ve kentlerde dolaşırlar. Amaç; zamanla siyasi ve sosyal değişimle yüzünden tehlikeye giren halk kültürünün parçalarını kaydetmektir.
Tıpkı bir arkeolog gibi çalışıp, kazıdan bir parça çıkarıp kayıtlardaki haline getirirler… Böylelikle kütürel değerleri koruma yarışında, idealist ve inatçı bir uğraşla engin sonuca ulaşırlar. Binlerce halk dansı notası, yazılı ve kayıtlı halk ezgileri, etnografik notlar ve fotoğraflardan oluşan Judetz koleksiyonunda yer alır.

Tuna Boyunca Anılarla Ezgiler kitabı da böyle bir çalışmanın ürünü. Yazar, müzikolog ve sanat tarihçisi, eşi ile birlikte yıllar süren derleme çalışmalarının öyküsünü anlatıyor kitabında. Tuna boylarında söylenen türküleri derlemek için yaptığı alan araştırmalarında yaşadıkları, bulundukları yerin tarihini ve sanatsal geçmişini ele alıyor.

Ekli Cd `de otuz halk türküsü yer alıyor. Hikâyelerde geçen her şakının da notalarını bulabilirsiniz. Çoğu zaman bu türküleri kaydetmek ve notaya almak da pek de kolay olmamış.

“Alan çalışmalarımızın ilk yıllarında, kırsal alanlardaki birçok Çingene çalgıcı batıl inançlıydı ve bir kez kayıt edilirse, müziklerinin kendilerinden `çalınmış` olacağını ve sonunda kendi mallarından ve kimliklerinden soyulmuş olacaklarını söyleyerek teybe kaydedilmekten çekniyorlardı. Birçok kez, her ne kadar hizmetleri karşılığı ücret ödediysek de onları çalmaya ikna etmekte zorluk çektik. Yine de, müziklerinin, sonunda radyo yayınıyla başkalarının parasal kazanç sağlamasına sebep olacağından kuşkuluydular. Tedbirlilikleri para kaygısının ötesindeydi. Müzik mirasının koruyucuları olmak konusunda duyarlıydılar ve böylelikle Romen halk müziğiyle özdeşmişlerdi. Dahası, Çingene çalgıcıları aynı zamanda, belli bir bölgenin dans repertuarını bilen ve Çingene dans tarzlarını gösteren yetkin dansçılardı.”

Yazar ve eşi Alan çalışmaları süresince köy ve kentlerde sıradışı yerel Çingene çalgıcılarının yanı sıra Türk ve Tatar ezgileri de toplarlar.

Tarih, Anı ve Müzik Bir Arada…
Yazar müzik yapıtlarını ele alırken, anlatılanı daha iyi kavramak adına insaların nasıl yaşamış olduklarına da değiniyor. Sadece biçim ve teknikler değil, bunları üreten çağların yüzeysel rengini de tanımlamaya çalışıyor. Söylenen halk şarkılarının hangi toplumsal sınıfa hitap ettiğine de şahit oluyoruz. Bu ezgileri anlamak için yeniden onun üretildiği dönemlere gitmek gerekebilir. Dolayısıyla konuyu gerçek yaşam bağlamı içine oturtmak gerekir. Yazar, kitabında bunu başarıyla yapıyor.

Kitapta, yazarın ilginç yaşam hikâyesinin yanı sıra Tuna boyundaki şehirlerin, köy ve kasabaların tarihi konu ediliyor. Özellikle Romanya `da önemli yere sahip çingene müzisyenlerin hayatlarına ve vazgeçilmez parçası müziklerine değiniliyor. Romen tarihçi ve müzisyen Dimitrie Cantemir üzerien yaptığı çalışmalar ve başından geçen ilginç olaylar, meşhur Sarı Saltuk destanı ve ötesi…

Tarih, anı ve müzik bu kitapta içiçe. Dolayısıyla geniş bir okur kitlesine hitap ediyor. Aynı zamanda görsel malzemesi, yazılı belgeleri, notaları ve ekli CD `siyle önemli bir kaynak. Balkanlara belki hiç yolunuz düşmedi, ya da gitmeyi bile düşünmediniz belki de. Ancak bu şarkılara kayıtsız kalmış olamazsınız. Mutlaka bir yerde kulağınıza gelmiştir. Dolayısıyla ister istemez buraların tadını almışsınız demektir. Bu beğeninizi “Tuna Boyunca Anılarla Ezgiler ” adlı hatırat ve etnomüzikolojik çalışma arttıracaktır.

“TUNA BOYUNCA ANILARLA EZGİLER”
Eugenia Popescu -Judetz, Çeviren: Figen Bingül, Pan Yayınları , 2007, 414 sayfa, 40 YTL .

3 Kasım 2007 Radikal Gazetesi

Resim: Eugenia Popescu -Judetz




Hoşgeldiniz