Problemleri Kabul Edip; Düşüncelere, Çözüm Önerilerine Gülüp Geçenler; Derin GEGELO(*)… Ayhan Sarı


Toplam Okunma: 1831 | En Son Okunma: 16.11.2017 - 09:47
Kategori: Fikir Yazıları, Yazarlarımız: A.Sarı

Türkiye on yıllardır dile gelen ve yaşanan her türlü problemlerin bilincinde olup, çözümüne gülüp geçen insanlar tarafından yönetilen bir ülke durumuna gelmiştir. Gelişmezlik de işte bu noktada düğümlenip kalmaktadır. Çünkü radikal çözümler ile dandik çözümler arasında zamanı gelmiş çözümler; amaca ulaşma şansı tamamen %50 ile sınırlı olan bir gelecek öngörüsüyle uygulanmaya çalışılmaktadır.

Her radikal ve de gerçekçi çözüm uygulaması uygulayanın başını yerken, dandik çözümler ile yarı yarıya isabetli çözümler toplum hayatında kendini göstermekte, itiraz gelmemekte; bir-iki kısık sesli itiraza da toplum değer vermemekte, isabeti yarı yarıya olan çözümlere adeta şükredilir hale gelinmektedir.

Bu öngörü yeteneği hakkında seçmen ve seçim bu kadar mı yetersiz olabilir?

Bu kadar mı günlük, bu kadar mı ağustos böceği misali yaşar hale geldik?

Bugün hangi sorunlu Politikacı veya Devlet idarecisiyle konuşsanız, her şeyi sizden iyi bildiğine, ya da öyle yansıttığına tanık olmaktasınız.

“E madem biliyorsun, o zaman çöz” dediğinizde de tam bir DUVAR veya TATLI/ŞEKER bir güleryüz beliriyor karşınızda…”

Her şeyi biliyor, ama, -sanki harem ağası- hiçbir şey yapamıyor, Üstelik sorumluluk da kabul etmiyor. “N’apalım düzen böyle” deyip geçiştiriyor…

Haliyle görüyorsunuz, bozuluyorsunuz… Yansıtmıyorsunuz… Ama içinizde için için bir küçümseme duygusu beliriyor…

Her alanda aynı örneklerle karşılaşıyoruz.

Müzik ne ki? Zaten müzik bozulmasa, biz bu halde olmayacaktık…

Böyle; ne günlere, nasıl günlere geldik?

DUVAR ve de TATLI/ŞEKER yüzlerin günlerine…

Nasıl geldik, nasıl getirildik?..

Derin GEGELO mu bize layık olan?

Anlıyamadık, çözemedik…
____________________________________
(*) GEGELO: Gelişimi engelliyen gerzekler lobisi…




Hoşgeldiniz