GTSM Makam ve Ses Adlandırmaları Üzerine(2)… Dr. Ayhan Sarı


Toplam Okunma: 1463 | En Son Okunma: 21.09.2017 - 22:22
Kategori: Cevabi Yazılar, Yazarlarımız: A.Sarı

Dergimizin (http://www.musikidergisi.net/?p=57) sayfasındaki yazımız üzerine bir sanal sitede! yazılan yazıda(*); ra dü se adlandırmasının savunucusu Yazar’ın soy isminin başı olan kara rengini ve de işlevsel müziği unuttuğu, renkler alemine daldığı ve bunun sonucunda da Dr. Ayhan Sarı’ya “Birrenk” şeklinde isim taktığı  görülmektedir. Biz yukarıdaki yazımızda söyliyeceğimizi(**) zaten söylemiştik.


Biz kişiyle değil, kişinin fikrinin içinin boşluğu veya doluluğuyla ilgileniyoruz ve açıkça da söylüyoruz : Bu ra dü se fikrinin içinin boşluğu daha adlandırmasından başlamaktadır. Ardından eski usul aktarım problemlerimizi, geleneksel anlamda büyük ama uluslararası müzik anlamında yetersiz kalan ney isimli çalgımızı ve bu çalgımızın seslendirme-aktarım problemlerini (kendi deyimleriyle ahenklerimizi)kafaya takma sonucu birşey oluşturup,  içine de sıradan müzik meraklılarının kafasını karıştırmak amacıyla zaten bilinen bir takım müzik fiziği süslemelerini de katıp  arkadaşlarıyla paslaşarak-  kabul ettirmeye çalışma çabaları görülmektedir. Daha baştan yüzeysel bir bakış açısıyla bile aksamaların olduğu görülen bir yaklaşıma detay açıklamaları  şimdilik gereksiz görüyoruz.

Zaten birkaç arkadaşsal yandaş dışında kimsenin bu sistemi uygulama hevesinde olmadığı, uygulamadığı görülebilmektedir.

Geleneksel Türk sanat müziğimizin problemi, tamamıyla bir notasyon, yani müziğimizi notaya alma sırasında çıkan aksamalar ve bu aksamaların çözümünde çalgılarımızı geliştirememe sorunudur.

Deseydi ki “tüm notalarımızı hepimizin, hatta tüm dünya müzisyenlerinin anladığı bir notasyon sisteminde yeniden yazalım, çalgılarımızı da ona göre geliştirelim” bir şey demiyecektik. (Dünyaca ünlü panflüt ustası Georg Zamphir ile unutulmuş çalgımız musikar&mıskal üzerine yaptığımız görüşmeyi ve önüne koyduğumuz geleneksel Türk müziği notasını seslendirmeye çalışırken nasıl debelleştiğini anlatan röportajı daha sonra yayınlayacağız.) Çünkü burada ana sorun, notamızda herkesin aynı sesi görüp-düşünüp enstrümanında çıkarıp çıkaramaması sorunudur.

Oysa “Diğerbirrenk” adlı kişi ne yapıyor? Uluslar arası anlamda zaten anlaşılmaz olan geleneksel ses isimlerimizi basit bir mantıkla kısaltıyor. Üstüne üstlük bunu sanki çok büyük bir buluşmuş gibi savunmak için çırpınıp duruyor. Atalarımızın söylediği , “cahil cesaretli olur” deyişini ilgili yazar için kullanmak istemiyoruz…

Bu yönde çok fikir öne sürüldü, çalışmalar yapıldı. (Tartışmaya konu olan yazımızda da sadece iki önemli örnek vermiş idik.) Ama hala eski tas, eski hamam. Birçok geleneksel Türk müziği kurumumuz var ama yöneticilerinden tık yok.

Zaten müzik kurum yöneticilerimiz, müziğimizin sorunlarını çözmeye uğraşsalar böyle bir tartışma da doğmıyacaktı. Çünkü  yönetim anlayışı hiçbir şey yapmamaya dayanıyor. Hiçbir şey yapmazsan kimse de sende suçlayacak bir şey bulamaz. Oh ne ala…Hiçbir şey yapma, sadece astını tatsızlık çıkarmaması için idare et…

TV’lerde de “nefret et, ama seyret” mantığı…

Biz yine kara ve de sarı renkler tartışmasına dönelim….
Bu yazımıza ek olarak ra dü se hakkında sonuç çıkarımına faydalı olabilecek bazı sorular sormak istiyoruz:

İşte sonuç çıkarımı açısından belirliyebildiğimiz seçenekler:

a- ra (Mısır Tanrısı Ra değil, rast’ın kısaltılmışı) dü se yi kabul edenler,
b- ra dü se yi hem kabul edip hem de uygulayanlar,
c- ra dü se yi kabul edip, uygulamıyanlar,
d- ra dü se nin, ilgili kişinin anlattığı şekilde(ama renksiz olarak!) çözüm olacağını düşünenler,
e- ra dü se nin (‘ra’ hariç) “hem tavla öğrenmede, hem de ses isimlerini doğru adlandırmada faydası olur” düşüncesinde olanlar….
f- “Beni böyle buluşlar ilgilendirmiyor, ben kendi halimde müziğimi yaşıyorum, ne haliniz varsa görünüz” diyenler…
g- “Benim farklı bir önerim var” diyenler..
h- Akademik müzik öğretimimizde GTSM ses sistemleri “kişilere bırakılmamalı, Yönetici’miz uyuyor mu?” görüşünde olanlar…

____________________-
(*) Yazar -reklam faydası sağlamasın veya çok bilimsel olmasın diye!- Musiki Dergisi’nin adını yazmamış.

(**) Türkçe’de y daralması kuralı.




Hoşgeldiniz