İstanbul AKM Binasının Ne Özelliği Var ki?.. Dr. Ayhan Sarı


Toplam Okunma: 3686 | En Son Okunma: 20.11.2017 - 13:55
Kategori: Basından, Cevabi Yazılar, Fikir Yazıları, Kültürel Öneriler, Yazarlarımız: A.Sarı

Evet, bazı kültür insanlarımıza göre anılara dayalı nostaljik özelliği olabilir… Aslında tartışmada asıl sorun, yerine nasıl bir binanın yapılacağı kaygısıdır… Adalet ve Kalkınma Partisi Hükümeti’ne de bu açıdan bir güvensizlik yatıyor tüm bu tartışmaların içinde… Eldekinin gitme korkusu… Yap-boz uygulamasıyla birilerinin cebinin dolmaması isteniyor. Sonradan özür dilenmemesi isteniyor Biz, AKM’nin mimarisini savunanlara da İzmir’de -inşaatı şu an (09 Ekim 2007) devam eden- Ahmed Adnan Saygun Kültür Merkezi’ni -hele bir de bittikten sonra -görmelerini ısrarla öneriyoruz…

Binanın içinin sanat gereklerini karşılama düzeyi ve işlevselliği konumuzun dışında kalmaktadır.

İstanbul AKM yapıldığından bu yana geçen süre içinde hangi kartpostalda yer almış, Tesadüfi girdiği fotoğraf karelerinden başka?

Bugün bir anket yapılsa ve dense ki: İstanbul AKM’nin önünde “geçmişte çekilmiş fotoğraf yarışması” yapıyoruz. Acaba kaç fotoğraf gelecek dersiniz, ve bu fotoğrafların kaçta kaçı yerli, kaçta kaçı yabancı turist fotoğrafı olacak?

Hepimizin bildiği gibi böyle kültür binalarının, diğer binalardan kendini ayırt ettiren ve kendine dıştan hayranlıkla baktıran görüntüsel özelliklerinin olması gerekmektedir.

İçine hiç girememiş, sahnesinde bir etkinlik izlememiş olan kişide bile içinde yaşanılması olası sanat duygulanımlarının hayalini uyandırabilecek bir mimari yapının inşaası kültürel tanıtımda önemli işlevler yüklenecektir.

Biz şu anda dış görünümle ilgileniyoruz. İçinde gerçekleştirilmesi mümkün olan sanat düzeyini zaten az çok tahmin edebiliyoruz.

“Gitmesek de, içinde etkinlik izlemesek de, içimizde orada yaşanan veya yaşanabilecek sanat etkinlerinin, yaşamların ulaşılmaz duygusunu verecek bir dış görüntüde” sağlayabilen (örneğin Sidney, Pompidou, La Scala, Edirne Devlet Korosu Binası vs gibi) kültür mekanları sanatseveri daha dış görünümünden kendine çekmektedir.

İstanbul AKM yaşlansa da içimizde nostaljik duygular uyandırabilecek bir mimari görünüşten uzaktır. Oysa nice yapılar vardır ki yaşlandıkça her santimetre karesinde yeniden keşfedilen sanatsal değerler, ulaşılmaz hissi veren özellikler bulunur.

Söz konusu bina, daha baştan yapılırken geleceğe seslenebilecek bir mimari anlayışında olmalıydı. Ama olmamış…

Bir kültür binasının dış romantizmi, içine hiç girmeyen insanların bile önünde fotoğraf çektirme isteği oluşturacak bir mimari ilginçlikte olmalıdır.

İstanbul AKM’de ise camlarının önüne konuvermiş birkaç plakanın oluşturduğu dış görünüm, kimsede fotoğraf çektirme isteği uyandırmamaktadır.

Üstelik yanı başında bulunan resmi otoparka dünyanın parasını ödüyor olmamız da konunun ayrı bir boyutu. Yeni yapıda bu alanın da değerlendirileceği duyulmakla birlikte park problemine bir çözüm henüz dillenmemiştir.

(Konuya sahne tarihimizden bugün için tebessüm uyandırıcı -ibret-i Türkiye- yaşanmış bir örnek vermek istiyoruz:
“Gedikpaşa Tiyatrosu’nun 1867 yılı son aylarına ait ilanlarından birinde -izleyicilerin ulaşım araçlarını(!) park etme kaygısı nedeniyle tiyatroya gelmeme olasılığına karşı önlem olarak- şöyle bir not düşülmüştü:

“Seyircilerden hayvanı olanlar için mükemmel bir ahır tahsis kılınmıştır…”

Kaynak: Ayhan Sarı ”Kantodan Türk Pop müziğine” programı, TRT Rd.2, 31 Ocak 1993, Saat 10.30. TRT İzmirYapımı.)

Aslında tartışmada asıl sorun, yerine nasıl bir binanın yapılacağı kaygısıdır.

Bir güvensizlik hissediliyor. Ya daha kötüsü yapılırsa diye…

Çünkü Devlet işletim sistemimizde böyle düşüncelerin gerçekliğine çok kere tanık olduk.

Hep gelen gideni arattı…

Asıl korku da buradan kaynaklanıyor.

Adalet ve Kalkınma Partisi Hükümeti’ne de bu açıdan bir güvensizlik yatıyor tüm bu tartışmaların içinde…

Eldekinin gitme korkusu.

İstanbul AKM’yi yıkmaya karar verenlerin, yerine nasıl bir binanın yapılacağını her yönüyle açıklamaları gerekiyor.

İşte asıl sorun buradan kaynaklanıyor. Taahhüt isteniyor. Güvence isteniyor. Yap-boz uygulamasıyla birilerinin cebinin dolmaması isteniyor. Sonradan özür dilenmemesi isteniyor. Ayrıca belli bir siyasi fikre hizmet eder şekilde bir damganın oluşmaması isteniyor.

Ve bu kaygıların şimdilik cevapsız kaldığı gözleniyor.

Evet, Atatürk Kültür Merkezi’ni yıkacak olanlara soruyoruz?

Atatürk Kültür Merkezi Orda?

Siz nerdesiniz?
_______________________________

Not: AKM’nin mimarisini savunanlara da İzmir’de -inşaatı şu an devam eden- Ahmed Adnan Saygun Kültür Merkezi’ni -hele bir de bittikten sonra -görmelerini ısrarla öneriyoruz…




Hoşgeldiniz